İranlı sanatçı Hamid Zamani'den Hazreti İmam Ali ve Hazreti Fatıma't-üz Zehra'nın evliliği hakkında güzel bir ezgi: Aşk-ı Pâk.
Ne sâf ve sade bir şekilde başladı,
Ne aşıkâne ve güzel!
İki aşığın hikayesi.
İki denizin hikayesi.
Bu gece gökyüzünden yıldız yağıyor.
Melekler her sokak ve köşeyi süslüyor.
(Hz Fatıma) Nur ayinesinin zülâli,
Nur ayetinin cevheridir.
Hani, mihr'i su idi.
Sabır taşıydı o.
Bu birlikteliğin bereketi tâ ebede kadar sürecektir,
Ayet ayet muhabbet yağıyor bu evlilik üzerine.
Bu gece gökyüzü ne kadar aydın!
Yıldız yağıyor dünyaya!
Güneş ve ay'ın eteğinden tutmuş bir melek,
Allah bu iki sevgiliyi birbirine seçti.
Sâki (İmam Ali) ve Kevser (Hz Fatıma) varsa, Cennettir orası.
Bu kaderlerin en güzelidir.
(Hz Fatıma'nın) Çeyizindeki yeşil kap, Cennet şarabıyla doludur.
Bahçelerinde Tûba ağacının yüzlerce dalı görünür.
Bu gece cömertliğidir dolunayın,
bütün sehavetidir güneşin.
Mevla (İmam Ali)'nın evinin gelini
kendi gelinliğini bağışladı.
Bu birlikteliğin bereketi tâ ebede kadar sürecektir,
Ayet ayet muhabbet yağıyor bu evlilik üzerine.
Bu gece gökyüzü ne kadar aydın!
Yıldız yağıyor dünyaya!
Güneş ve ay'ın eteğinden tutmuş bir melek,
Allah bu iki sevgiliyi birbirine seçti.
Sâki (İmam Ali) ve Kevser (Hz Fatıma) varsa, Cennettir orası.
Bu kaderlerin en güzelidir.
Türkçe versiyonu da olsaydı eminim bu ezgi ülkemizdeki mevlidli düğünlerin olmazsa olmazı haline gelirdi.
Kutlu bir izdivaç ancak bu kadar güzel ve anlamlı sözlerle ifade edilebilirdi..